Pulhane Ltd.Şti.
Pulun Osmanlıda Doğduğu 19. Yüzyıl ortalarında Üsküdar'dan İstanbul
Sitemde Google
ÇİÇEKLER
ÇİÇEKLER
1979.11
Türkiye Bitkileri 1
Haşhaş ( Papaver somniferum ):
Zakkum ( Nerium oleander ):
Orkide ( Ophrys holosericea ):
Adamotu ( Mandragora autumnalis ):

1980.09
Türkiye Bitkileri 2
Manisa Lalesi ( Tulipa hayatli O. Schw. ): Manisa Lalesi, Spil dağında kendi halinde yabani olarak yetişen bir çiçek türü. Soğangillerden bir bitkidir. Anavatanı Anadolu. Boyu 15-20 cm, güneşte veya hafif gölgede yetişiyor, cinsine göre Şubattan Eylüle kadar çiçek açabiliyor. Spil dağında özellikle Mart-Nisan aylarında yoğun olarak görülebiliyor. Duruma göre -15 derece soğukta bile yetişebiliyor. Çiçekleri koyu mavi, açık mavi, beyaz, pembe ve kırmızı renklerde oluyor. Yetiştirilmek istenirse; soğanları ilkbahar veya sonbaharda, 5 cm derinlikte, 10 cm mesafelerde dikilmelidir. 
Efes Çançiçeği ( Campanula ephesia DC ): Latincede küçük çan anlamına gelen Campanula’dan adını alan Tüylü Çan Çiçekleri
( Campanula tomentosa lam. ) endemik bir bitki türü olup, Dünyada sadece Kuşadası ve çevresinde yetişmektedir. Çan çiçeklerinin en çok görüldüğü yer, Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası Milli Parkı’nın deltaya bakan güney kıyılarıdır. Ülkemizde endemizm oranı en yüksek cinsler arasında yer alan Tüylü Çan Çiçekleri, iklim şartlarına göre Nisan ayının son günlerinde harika renkleriyle açmaya başlar. Çan çiçekleri yine kendisi gibi nadir bir tür olan Aydın Ölmez Çiçeği’yle ( helicyrsum heywoodianum ) birarada sadece milli parkın güneyinde görülebilir. Tüylü Çan Çiçekleri, Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin kırmızı listesinde Hassas ( Vu ) kategorisinde yer almaktadır. Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında herkesin dikkatini çeken mor renkleriyle görenlerin hemen ilgisini çeker. Etkileyici görüntü ve renklere sahip olan Tüylü Çan Çiçeklerinin cazibesine kapılan bazı bilinçsiz kişiler, bu endemik çiçekleri koparmakta ya da sökerek götürmektedir. Yaptığımız araştırmalarda bazı çan çiçeklerinin ertesi yıl yerinde olmadıklarını görmekteyiz. Doğanın bu harika çiçeklerine gerekli duyarlılığın gösterilmesi, koruma bilincinin geliştirilmesi ve mutlaka tanıtılarak botanik turizmine kazandırılması gerekir.
Ankara çiğdemi ( Crocus ancyrensis Meyer ): Crocus ancyrensis Türkiye’de Endemik bir türdür. Crocus ancyrensis bitkisinin dünyada doğal yayılış gösterdiği tek ülke Türkiye’dir. Türkiye’de kuzey ve orta Anadolu da, BOLU, KARABÜK, KASTAMONU, AMASYA, ANKARA, KAYSERİ, KAHRAMANMARAŞ, SAMSUN, SİVAS Ve YOZGAT illerinde doğal olarak yetişmektedir. İlk olarak Ankara’da bulunduğu için Crocus ancyrensis ismi verilmiştir. Bitki erken ilkbaharda şubat mart aylarında çiçeklenir. Kayalık yerlerde dağ makilikleri, çalılıklar ve çam koruluklarında 1000 – 1600 metre yükseklikte yetişir. Çiçekleri lekesiz sarı – turuncu renkte soğan kabuğunun Ağ gibi ( retuculate ) olmasından dolayı diğer crocuslardan ayrılır. Crocus reticulatus ve Crocus angustifolius bu bitkinin yakın akrabalarıdır. Yetiştirilmesi: Soğuğa dayanıklı bir bitkidir. Ankara çiğdemi de diğer tüm soğanlı bitkiler gibi drenajı iyi topraklarda yetiştirilmelidir. Tercihen alkali topraklarda daha mutlu olacaktır. Bir sonraki yıl iyi çiçeklenebilmesi için kuru ve sıcak bir yaz geçirmesi gerekir.
Anadolu Salebi ( Orchis anatolica Boiss. ): Orchis, Ophyris, Serapias, Platanthera, Dactylorhiza vs. cinslerine âit türlerin yumrularına verilen ad. Bu bitkilerin toprak altında iki yumrusu bulunur. Bunlardan biri ana yumrudur ve o senenin gövdesini verir. Diğeriyse gençtir ( Hemşire veya kardeş yumru ) ve gelecek yılın yumrusunu verir. Salep elde edilen türlerin hepsi yumruludur. Salep daha çok kireçli toprakları sever. Ormanlık bölgelerde yetişen saleplerin yumrusu iri olur. Çayırlarda yetişen saleplerin yumrusu ise daha zayıftır. Anadolu’da salep genellikle Orchis ve Ophyrus türlerinden elde edilir Salep eldesi: Bitki çiçekteyken, toprak altındaki yumruları toplanır. Yalnız yan yumru alınır, gövdeyi taşıyan ana yumru genellikle alınmaz. Fakat her ikisi de kulanılabilir. Yumrular kremsi, yumurta şeklinde veya çatalsıdır. Toplanan yumrular suyla yıkanarak temizlenir, ipe dizilir ve su veya  sütle kaynatılır, sonra açık havada kurutulur. Kurutulan yumrular dövülerek toz edilir. Elde edilen bu toz kullanılacak hâle gelmiş olan salebi verir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Çoğunlukla Batı, Güneybatı, Güney ve Kuzey Anadolu olmakla beraber Anadolu’nun birçok yerinde yetişir. Kullanıldığı yerler: Bileşiminde nişasta, şekerler, musilaj ve azotlu maddeler vardır. Bilhassa çocuklarda ishal kesici, kuvvet verici ve gıda olarak kullanılır. Barsak nezlesinde soğuk algınlıklarında ve öksürüğe karsı halk arasında çok kullanılmaktadır. Afrodizyak ( Cinsel gücü artırıcı ) etkisi vardir.
Pullara konu olan bitkilerin tesbiti ve slaytlarının hazırlanması Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Doçent Doktor Ekrem Sezik tarafından yapılmış ve Sadettin Atlıhan tarafından resmedilmiştir.

1984.10 - 1985.02 - 09
Kır Çiçekleri
Nergis: 20-60 cm. boyunda hoş kokulu ve soğanlı bir bitkidir. Türkiye'nin Batı ve Güney Anadolu bölgelerinde yabani olarak yetişen nergis çiçeği, halk tarafından çok sevilir.
Hatmi: Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi.
Gelincik:
Yazın kırlarda, özellikle ekin tarlalarında yetişen, kırmızı ve otsu bitki.
Siklamen: Çuha çiçeğigillerden, kalp biçiminde geniş yapraklı, beyaz, pembe, şarap rengi çiçekli bir bitki.
Papatya: 10-45 cm boyda bir yıllık bir bitkidir. Türkiye'nin Marmara, Batı ve Güney Anadolu Bölgelerinde, yol kenarlarında, tarlalarda, terkedilmiş arazilerde yetişir. Çiçekleri eczacılıkta yaygın bir şekilde kullanılır.
Kardelen: Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki.
Lâle: Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, türlü renkte bir süs bitkisi.
Pullara konu olan bitkilerin tesbiti ve slaytların hazırlanması Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ekrem Sezik tarafından yapılmış ve Fahri Karagöz tarafından resimlendirilmiştir.


1997.07
Orkide ( Phalaenopsis )
Orkideler 30 binin üzerinde tür ve her geçen gün yenisi eklenen 100 binin üzerinde hibritiyle dünyanın en geniş çiçekli bitkiler ailesi. Antartika harici dünyanın hemen hemen her bölgesinde yetişebilirler. En yoğun bulundukları bölgeler tropik ve yarı tropik iklim kuşakları, bu bölgelerde yaşayan tüm orkidelerin %70 i epifitik olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Bir kısmı endemik yani yalnızca bir bölgede bulunuyorlar. Ülkemizde bulunan orkideler kökleri toprak altında bulunan karasal orkideler olarak adlandırılan orkideler. Kahraman Maraş dondurmamızın ve sahlebimizin yapıldığı orkide türü bu gruba giriyor.
Birçok orkide türünün çiçeği, balözü, bitkisel yağlar ve böcekler tarafından yenilebilecek besin maddelerine sahip değiller. Ancak nesillerini devam ettirebilmek için böceklerin veya arıların kendilerini ziyaret etmesi gerekir. Bu nedenle doğa gerçekten bazı şaşırtıcı önlemler alarak bu sorunu çözmüştür. Bazı orkide türleri ( insektifera ) böcek çeken orkide çiçeği gibi, böceklerin dişisine benzeyen çiçek şekilleriyle erkek böcekleri çiftleşmek maksadıyla kendine çeker çiftleştiğini zanneden böcek ayaklarına ve vücuduna yapışan çiçek tozlarını diğer çiçeklere taşır. Ülkemizde bulunan klikya ( cilicia ) orkidesi bu tür orkidelerdendir. Bir kısım orkide çiçeği ise sinekleri çekmek amacıyla çürük et gibi kokar. Neyseki büyük bir kısım orkide çiçeği  gül, karanfil, baharat, çikolata gibi inanılmaz güzellikte kokular yayar. Tozlaşma için sergiledikleri bu hünerleri nedeni ile insanlar tarafından afrodizyak etkileri olduğuna inanılmaktadır.
Bir diğer inanış eski yunan da baba, büyük orkide kökünü yediği takdirde çocuğunun erkek, annenin küçük orkide kökünü yediği durumdaysa kız çocuğunun olacağına inanılırdı.
Orkideler yaşam şekillerine göre iki gruba ayrılırlar. Epifitik ( Epiphyte ) orkideler ağaç üzerlerinde süngerimsi havai kökleri vasıtasıyla havadana beslenen türlerdir. Bu türler tropik ve yarı tropik iklim bölgelerinde bulunur. Genelde evlerde yetiştirdğimiz orkide türleri bu gruba girer. Diğer grup orkideler  terrestrial orkideler olarak adlandırılan toprak altında kökleri bulunan orkide türleridir. Bu tür orkideler bir önceki sezon yumrularında depoladıkları besini kullanarak diğer sezonda yeni yumrular oluşturmak suretiyle yaşamlarını sürdürürler. Bu türler daha çok orta kuşak olarak adlandırılan geçit bölgelerinde yaşarlar. Kahraman Maraş, ta yetişen salep orkidesi aynı türün en güzel örneğidir.
Orkidelerin üreme şekilleri başlı başına bir maceradır. Orkide tohumu o kadar küçüktür ki dünyanın en küçük tohumlarını teşkil ederler. Bir aspirin 100 bin orkide tohumuna eşdeğerdir. Bu kadar küçük tohumlarının olmasının nedeni tohum taslağında besin bulundurmamalarından kaynaklanmaktadır. Hafif olmalarının avantajını kullanarak bir yerden bir yere kolayca taşınabilirler, ancak bir diğer ilginçlik şurdadır ki orkide tohumlarının çimlenebilmesi için gittikleri yerde bazı mantarlarla temas etmesi gerekmektedir. Eğer tohum kendine has mantar türüyle karşılaşmazsa çimlenme gerçekleşmemektedir.
Orkidelerin ilginç yaşam tarzları, sıradışı özellikleri ve muteşem görünümlü çiçekleri yüz yıllardır ilgi odağı olmaktadır. Son yıllarda üretim şekillerinde ki gelişmeler orkide fiyatlarını düşürmüş ucuz orkide alma şansımızı artırmıştır. Düğünde orkide çiçek buketi olmuş, anneler gününde hediye, evlenme tekliflerinin vazgeçilmezi olmuştur. Her ne şekilde orkide çiçeği edinmiş olursanız olun dünyanın en muhteşem çiçekleri orkidelere sahip olmanın mutluluğunu yaşayın.


1997.12
Çiçekler - Ak Zambak ve Atatürk Çiçeği
Ak Zambak ( Lilium candidum ): Zambakgiller ( Liliaceae ) familyasından soğanlı çok yıllık uzun boylu ve gösterişli bir otsu bitki türü. Boyu yaklaşık 1 m olan bitkinin çiçek açma dönemi Mayıs-Haziran aylarıdır. Yaşam alanı çalılıklar, taşlık ve kurak alanlar olan ak zambağın çiçekleri 8–12 cm büyüklükte, beyaz ya da krem renktedir. 3-6 çiçek salkım şeklinde bir aradadır, hoş kokuludur.
Atatürk ÇiçeğiNoel Yıldızı, Poinsettia ( Euphorbia pulcherrima ): Anavatanı Meksika ve Orta Amerika olan sütleğengiller familyasına ait bir çiçek türü. Ortada küme oluşturan küçük sarı çiçekleri, taçyaprağa benzeyen, genellikle kırmızı renkli bürgülerle ( yaprak benzeri yapılar ) çevrilidir. Atatürk Çiçeği adı bir süs bitkisi olarak Türkiye'de yetiştirilmesi ve tanınmasına ön ayak olan Mustafa Kemal Atatürk'ten gelir. Yetiştirilmesi sırasında görev alan bitki bilimcilerden gelen öneri üzerine Türkçe'de çiçeğe bu isim takılmıştır.  Özellikle koyu kırmızı ve yeşil yapraklarından dolayı Hristiyan dünyasında yaygın olarak Noel süslemelerinde kullanılır. Bu yüzden kullanılan diğer bir adı da Noel Yıldızıdır. Çiçeğin, yıldız şeklinde yaprak deseni Bethlehem Yıldızı'nı, ve kırmızı rengi İsa'nın çarmıha gerilişi ile kurban edildiği sırada akan kanı temsil eder. Poinsettia olan İngilizce adını, 19. yy'da bu çiçeği Meksika'dan ABD'ye götüren ve yaygınlaştıran ABD'li devlet adamı, psikiyatrist ve bitkibilimci Joel Roberts Poinsett'den alır.
Ilıman iklimlerde açık havada yetişebilen ve 5 m yüksekliğe ulaşabilen çalı özelliğindeki bu bitki, soğuk iklimlerde saksıda yetiştirilir ve boyu genellikle 1 m’ yi aşmaz. Koyu yeşil renkli yaprakları büyük, uzun ve sivri uçludur. Çanak yaprakları kırmızı, pembe veya beyazdır. Çanak yapraklar çoğunlukla çiçek zannedilmektedir, fakat gerçek çiçekleri çok küçük, sarı renkli ve gösterişlidir. Gövde ve yapraklardan sızan sütümsü özsu bazı duyarlı insanlarda ve hayvanlarda deriyi kabartıp tahriş edebilir.

1998.04
Lale ( Tulipa )
Zambakgiller ( Liliaceae ) familyasından Tulipa cinsini oluşturan güzel çiçekleri ile süs bitkisi olarak yetiştirilen, soğanlı, çok yıllık otsu bitki türlerinin ortak adı.
Anavatanı Pamir, Hindukuş ve Tanrı dağlarıdır. Türkler göçleri esnasında bu bitkinin soğanlarını Anadolu'ya getirmiştir. 1500'lü yıllarda Avrupa'ya Anadolu'dan giden lale özellikle Hollanda'da çok yaygındır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır.
 Kırmızı, sarı ve ara tonlarda renklere sahiptir.
Türk tarihinde de bir döneme adını vermiştir.
16'ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralı'na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar'ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar'ı hayranlık içinde bırakmışlardır.
Böylece günümüze kadar dünya'nın en fazla lale üreten ülkesi Hollanda olmuştur.

Lalelerden, T. Sylvestrıs ( Sarı ) Kazdağı ve Balıkesir, T. Armena ( Kırmızı ve Mor ) Muğla ve Kale civarında ,T. Saxatilis ( Turuncu ) Taşlıca, Marmaris ve Muğla civarında yetişmektedir.

2000.13

Çiçekler - Çiğdem ( Crocus )
Sarı çiğdem ( Crocus chrysanthus ), Çiğdem ( Crocus olivieri ), İki çiçekli çiğdem ( Crocus biflorus ) ve Safran ( Crocus sativus )
Çiğdem ( Crocus ),
 Süsengiller ( Iridaceae ) familyasına ait bir bitki cinsidir.
Çok yıllık, yumrulu, sarı ya da mavi çiçekli otsu bitkilerdir. Çiçekler, türüne bağlı olarak, ilkbahar ya da sonbaharda açar. İlk baharda çiçeklenen türlerin yumurtalığı toprak altında kalan uzun çiçek tüpleri vardır. Çiçekler geceleri ya da kötü havalarda kapanır. Çiğdemin ana yurdu Alpler, Güney Avrupa ve Akdeniz'dir. Çiçeklerinden dolayı bahçecilikte aranan ve sevilen bir bitkidir.
İnsan besini olarak tüketimi: Yumruları Türkiye'de çiğ olarak ya da külde pişirilerek yenir. Ayrıca yemeği de yapılır. Yemekleri arasında Çiğdem pilavı, Çiğdem aşı, Çiğdem sütlüsü başta gelir. Karadeniz Bölgesi’nde una bulayıp kızartması yapılır. Baharın ilk günlerinde toplanıp demet hâline getirilen sarı çiğdemler, Ankara şehir merkezinde seyyar satıcılarca tüketime sunulur.
Çiğdemin çiğdem adıyla anılmayan tek türü, Doğu mutfaklarının ( Türk, Arap, İran, Hint ) sultanı olarak bilinen ekonomik değerde SAFRAN'dır ( Crocus sativus ). Safran, Türkiye'de Safranbolu'da yetiştirilir.
Çiğdemler küçük otsu yapılı, kormlu ( Sert soğanlı ) çok yıllık bitkilerdir. Yatık vaziyetteki kormlar bir kılıfla örtülüdür. Az sayıdaki yaprakların hepside tabanda yer alır, yeşil renkli, ince uzun yapılıdır. Üst yüzeyi soluk, orta kısmı şeritli, taban kısmı bir zarla çevrilmiştir. Gerçek bir gövde bulunmaz.
Yerden çıkan çiçekler saplıdır ve yumurtalık toprak altındadır. Çiçek örtüsü beyaz, sarı veya leylak ya da koyu mor rengindedir; uzun tüpsü, ince yapılıdır; segmentler benzerlik gösterir; eşit veya hemen hemen eşittir. Erkek organlar tüpsü yapıda olup çiçek örtüsünün boğazına gömülüdür. Kapsül küçük, elips veya dikdörtgensi-elips biçimindedir. Boyuncuk ince yapılı 1 adettir, her bir boyuncuk birbirine uzak duran tabandan birleşmiş 3 daldan oluşur.
Dikkat edilmesi gereken husus, Çiğdeme çok benzeyen fakat onun gibi yenilmeyip zehirli olan Colchicum türlerine de acı çiğdem
( çakal çiğdemi, zehirli çiğdem ) adı verilir. Yenilmemesi gereken bu bitkinin ( Colchicum ) yumruları Doğu Anadolu Bölgesinde çiğdem( Crocus ) türleriyle karıştırıldığı için, bilhassa toplayıp yiyen çocuklar arasına ağır zehirlenme vakaları görülebilmektedir.
Safran ( Crocus sativus )
Safran ( Crocus sativus ), süsengiller ( Iridaceae ) familyasından, sonbaharda çiçek açan, 20–30 cm boyunda çiğdem ( Crocus )
cinsinden soğanlı bir kültür bitkisi ve bu bitkiden elde edilen baharat. Bitkinin yaprakları şeritimsi, mor çiçekleri üç tepeciklidir. Çiçeği ve tepecikleri bitkiye bağlayan yaprak sapı da dahil olmak üzere erkek organları kurutularak özellikle gıda boyası ve tat verici olarak kullanılan safran bitkisi daha çok İspanya, Fransa, İtalya ve İran'da yetiştirilir. Türkiye’de ise safran Safranbolu’da üretilmektedir. Ağırlığına göre dünyanın en pahalı baharatı, ( Bir gramı 5 ile 6 € arası ), olan safranın anavatanı Güneybatı Asya’dır. Yetiştiriciliğine ilk olarak Yunanistan civarında başlanmıştır. Yarım kilogram safran 80.000 çiçekten çıkarılabilir. Kendi ağırlığının 100.000 katı suyu sarı renge boyar.
Safran baharatının keskin bir tadı ve iyodoform ya da saman benzeri bir kokusu vardır. Bunların sebebi bileşiminde bulunan 
pikrokrosin ve safranal kimyasallarıdır. Aynı zamanda içine konduğu yemeklere altın gibi sarı bir renk katan, krosin adı verilen 
 bir boya maddesi de içerir. Bu özellikler safranı dünya çapında çok aranan bir baharat yapar. Ayrıca tıpta da kullanılır.


2003.07
Mevye Ağaçlarının Çiçekleri ( Mevye Çiçekleri )
Ayva: Gülgillerden ( Cydonia vulgaris ), iri pembe çiçekli, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç ve bunun sarı tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, küçük çekirdekli meyvesi. Ayva ağacı, Avrupa ve Asya'nın orta kuşağında yetişir. Meyvesi doğrudan doğruya yendiği gibi, kompostosu ve reçeli de yapılır. Ayrıca, özü çeşitli ilâçların yapımında kullanılır. Ekmek ayvası, şekergevrek ayvası, altın ayvası, limon ayvası, Gördes ayvası gibi türleri vardır.
Erik: Gülgillerden beyaz çiçekli bir ağacın yemişidir. Erik, çoğu ceviz büyüklüğünde, kabuğu ince, sarıdan kırmızıya ve mora kadar türlü renkte, tadı mayhoş veya tatlı, etli, sulu tek ve sert çekirdekli bir yemiştir. B vitamini bakımından zengindir.
Faydası, Sinirleri kuvvetlendirir. Zihin yorgunluğunu giderir. Kabızlığı giderir. İdrar söktürür ve vücudun rahatlamasını sağlar. Karaciğer şişliğini giderir. Böbrekleri dinlendirir. Kansızlığı giderir. Kalbi kuvvetlendirir. İştah açar ve hazmı kolaylaştırır. Romatizma, mafsal kireçlenmesi ve nikriste faydalıdır. Çekirdekleri de, bağırsak solucanlarını düşürmekte kullanılır.

Kiraz: Gülgiller familyasından ( Prunus avlum ), anayurdu Asya olan, düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaçcıktır. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları, meyvesi, kabuğu ve çiçekleri kullanılır.
Faydası, İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir. Kanın temizlenmesine yardım eder. Nikris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri önler. Susuzluğu giderir. Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür. Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir.

Nar: Bir ılıman iklim meyve türü olan narın ana vatanı, Ortadoğu, Anadolu ve Kafkasya ile İran Körfezi arasında kalan bölge olup binlerce yıldır üretimi ve tüketimi yapılmaktadır. Nar bitkisi doğal olarak küçük yapılı ağaçlar olduğu için birim alana dikilen fidan sayısı ve dolayısıyla ürün miktarı fazla hasat ve ilaçlama kolay, muhafaza ve taşımaya dayanıklılığını uzun bir dönemde Pazar olanağı gibi avantajları olan bir bitkidir. Nar Türkiye’nin hemen her bölgesinde görülür. En çok Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetiştirilmektedir.Nar tatlı, mayhoş ve ekşi olmak üzere 3 farklı tat değerine sahiptir. Farklı yörelerde farklı kullanım şekilleri vardır. Nar bitki kökünden meyve çekir-değine kadar her yönüyle değerlendirilebilen önemli bir endüstri meyvesidir. Nar genellikle taze olarak tüketilmekte ise muhafaza süresi uzun olduğundan ( 2-3 ay ) değişik şekillerde tüketimi de yaygındır. Demir, potasyum ve C vitamini açısından çok zengin olduğu için en ideal taze tüketilmesidir. Ekşi nar sularından, sirke ve sitrik asit elde edilmekte ayrıca kaynatılıp koyulaştırılarak çorba ve salatalarda limon yerine kullanılır. Tansiyon düşürücü, ishal ve dizanteri tedavilerinde kullanılarak ferahlatıcı ve serinletici etkisi vardır. Nar kabuğundan bulunan zengin tanen; deri işleme sanayinde ve meyve sularının durulaştırılmasında ve çinko zehirlenmelerinin önlenmesinde yoğun olarak kullanılır. Ayrıca nar kabuğu ve çiçeklerinden boya ve mürekkep imalinde yararlanılır. Nar çekirdekleri pamuk tohumu ile aynı oranda yağ içermektedir. Yağ sanayinde arta kalan posa, östrojen hormonu içeren en zengin bitkidir. Bu da besin unu olarak hayvan yemlerine katılarak süt verimini arttırır.
Portakal: Turunçgiller ( Citrus aurantium var ) familyasından bir ağaçtır. Boyu 2-10 m arasında değişir. Yaprakları sert dayanıklı ve düz kenarlıdır. Meyvesi C vitamini bakımından zengindir. Kabuğunun altında sarımtırak, bazılarında ise kırmızı renkte sulu ve dilimli bir öz bulunur. Kabuklarından portakal esansı elde edilir. Eczacılıkta ve gıda sanayiinde kullanılır. Çiçeklerinden de portakal çiçeği esansı yapılır. Faydası, Çiçeklerinin kaynatılmasıyla elde edilen su, spazm giderir. Kabuklarından yapılan şurup ise, mide hastalıklarında kullanılır. Damar sertleşmesini ve felci önler. Soğuk algınlığı, grip ve nezlede faydalıdır. Yorgunluğu ve sinir bozukluğunu giderir. Cildin güzel olmasını sağlar. Kansızlığı giderir. Hazmı kolaylaştırır. Karaciğeri çalıştırır ve safra ifrazatını artırır. Ateşi düşürür. Nekahat devresini kısaltır. Vücuda enerji verir. Şeker hastalarına faydalıdır. Susuzluğu giderir. Zayıflatıcıdır. Mide hastalıklarından şikayet edenler portakal yememelidir.

2007.16
Çiçekler ( Gül )
Ana vatanı Anadolu ve Asya Ülkeleri olan gül, Türklerin milli çiçeği sayılır. Gülün aşkı, umudu ve ihtirası simgelediğine inanılır. Çiçeklerinin kokusu ve güzelliği nedeniyle çiçeklerin kraliçesi olarak kabul edilmektedir. Gül uzun ömürlü, çalı formunda, yarı odunsu bir bitkidir. Dikildiği yıldan itibaren hemen çiçeklenir ve güzelliğini gösterir. Bahçe düzenlemesinin en önemli çiçeklerinden olan güller saksı ve kaplar içinde balkon süslemesinde de kullanılır.
Dekorasyon ve süs bitkisi olmasının yanında endüstriyel amaçlı olarak da gül tarımı yapılmaktadır. Türkiye'nin gül diyarı olarak bilinen Isparta ve Burdur civarında gül tarımı ve gülyağı sanatının 120 yıllık bir geçmişi vardır. Burada üretilen güllerden elde edilen gül yağı ve gül suyu yöreye önemli bir gelir sağlamaktadır.
Doğu mitolojisinde gül sevgiliyi, tasavvuf inancında ise ilahi güzelliği temsil eder. Gül edebiyatta da birçok yazar ve şaire esin kaynağı olmuş bu konuda sayısız şiir ve öykü yazılmıştır. Halk arasındaki inanışa göre kırmızı gül sevgiyi, pembe gül zerafet ve inceliği, sarı gül arkadaşlık ve neşeyi, beyaz gül saflık ve gizemi temsil etmektedir.

1978.07
Güller
Türkiye, İran ve Pakistan Arasında Kalkınma İçin Bölgesel İşbirliği ( RCD )

Gül ( Rosa SP ) - Türkiye, Gül ( Rosa ) - İran, Gül ( Rosa Damascena Mill ) - Pakistan

2009.03 - 18
20090301
20090302
20090203
20090304
20090305
20091801
20090306
20090307
20090308
200918
Çiçekler 2009.01 - 02
Nergis: Nergisgillerden, bazı türlerinde beyaz, bazılarında sarı renkte olan çiçekleri ayrı veya bir kök sap üzerinde şemsiye durumunda, açılmadan önce bir yenle örtülü bulunan, 20-80 santimetre yüksekliğinde, soğanlı bir süs bitkisi. Sularda yetişen bir bitki ve bunun çiçeği. Amaryllidaceae familyasından, soğanlı, sarı veya beyaz çiçekli, bazı türlerinin kültürleri yapılan bir cins.
Nilüfer ( Nymphea): Nilüfergillerden, yaprakları yuvarlak ve geniş, çiçekleri beyaz, sarı, mavi, pembe renkte, durgun sularda veya havuzlarda yetişen bir su bitkisi ). Yaprakları uzun saplı, çiçekleri büyük, beyaz, su yüzeyinde açan, göl ve su birikintilerinde yetişen su bitkisi.
Papatya: Papatyagiller ( Compositae ) familyasından, kenardaki çiçekleri beyaz, ortadaki çiçekleri sarı renkli, aken tipi meyveleri olan, ülkemizde doğal olarak 50 türü bulunan, çok yıllık, otsu, nadiren çalımsı bitkiler.
Çiğdem: Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi, mahmur çiçeği ( Colchicum ). Süsengiller ( Iridaceae ) familyasından, çok yıllık, yumrulu, yumruları yenen, bazı türlerinden safran elde edilen, bazı türleri ilkbaharda, bazı türleri sonbaharda sarı ya da mavi renkli çiçek açan, ülkemizde 30 kadar türle temsil edilen monokotil bir bitki.
Zambak: Zambakgillerden, 90-100 santimetre yüksekliğinde, güzel ve iri çiçekli, çok yıllık bir süs bitkisi, top zambak ( Lilium candidum ) Zambakgiller ( Liliaceae ) familyasından, sarı, beyaz, kırmızı ya da pembe çiçekli, soğanlı, çok yıllık otsu, Türkiye'de 6 türü bulunan Lilium türlerine verilen ad.
Kardelen: Nergisgillerden, baharda çok erken çiçek açan ve eczacılıkta kullanılan soğanlı bir bitki. Amaryllidaceae familyasından beyaz çiçekli, erken ilkbaharda hemen kardan sonra ya da karın üzerinde çiçek açan, çiçekleri geriye doğru sarkık, süs bitkisi olarak da kullanılan, Toroslar ve Karadeniz dağlarında yaygın olarak bulunan, soğanlı, otsu bitkiler. Öksüzoğlan, aktaş, akbardak, karga soğanı. Baharın müjdecisi bir çiçek.
Yıldız Çiçeği ( Compositae): Birleşikgillerden çiçekleri katmerli, yıldız biçiminde ve türlü renkte bir süs bitkisi. Bitişik yapraklı ikiçeneklilerden, çiçekleri kömeç durumunda toplu olarak bulunan, kimi cinsleri uçucu yağ ya da süt taşıyan bir familya.Bileşikgiller ikiçeneklilerin Campanulatae takımından otsu, çalımsı ve ağaçsı bitkileri kapsayan familya. Yaprakları karşılıklı, çiçekleri borumsu ve bileşiktir, kimilerinin çiçekleri kenarlarda dilsi biçimdedir. Tozlaşma çoğunlukta çiçekten çiçeğe böceklerle olur.1000′e yakın cins ve 20 000'e yakın türü kapsayan bileşikgillerin bir bölümü besin maddesi, bir bölümü ise süs bitkisi olarak yetiştirilir. Türkiye’de 100′den fazla cinsi 1000′e yakın türü yetişen bileşikgillerin başlıca türleri; enginar, marul, yerelması, papatya, kasımpatı, tekesakalı, devedikeni ve ayçiçeğidir ).
Menekşe (Viola tricolor): Menekşegillerden, bir veya çok yıllık otsu bir bitki . Mor renkli, güzel kokulu çiçekler açan, çok yıllık otsu bir bitki.
Ortanca ( Hydrangea hortensia ): Taşkırangillerden, kırmızı, pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan, gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi . Saxifragaceae familyasından, çalı şeklinde, süs bitkisi olarak yetiştirilen, gösterişli çiçekleri olan bir bitki türü.

Sardunya: Geraniaceae ( Sardunyagiller ) familyasından, çok yıllık, yaprakları elsi bölmeli, gövde ve yaprakları üzerinde hoş kokulu salgı tüyleri taşıyan, otsu, pembe çiçekli, süs bitkisi olarak yetiştirilen çoğunlukla pembe çiçekler açan bir süs bitkisi. Yetiştirilmesi ve üretilmesi çok kolay bir süs bitkisidir. Sardunyalar göz alıcı kırmızı yada pembe çiçekleriyle bahçeleri ve balkonları süsleyen en çok yetiştirilen süs bitkilerindendir.Turnagagasıgiller familyasının pelargoium cinsinde yer alan bu bitkilerin bilimsel adı leylek anlamındaki Yunanca pelargos sözcüğünden gelir. Çünkü sivri uçlu ince meyveleri bir leyleğin gagasını andırır. Afrika’nın güney kesiminde yabani olarak yetişen bu bitkiler alımlı çiçeklerinden dolayı dünyanın bir çok ılıman ve sıcak bölgesine yayılmış ve yüzlerce süs çeşidi geliştirilmiştir.Sardunyalar otsu yada odunsu yapılı olup son derece dayanıklı bitkilerdir. Yaprakları yuvarlak yada loplu ve kalındır. Uzunca bir sapın ucunda tek tek değil bir arda açan çiçekler çeşidine bağlı olarak irili ufaklı demetler oluşturur. Yalın katların yanı sıra katmerlileri, alacalıları yada fırfırlı yapraklıları da geliştirilmiştir. Bazı çeşitlerin yapraklarının sık tüylerle kaplı olmasına karşılık bir bölümü derimsi ve parlaktır. Sakız Sardunyası denen bu parlak yapraklı çeşitler sarkıcı özelliği nedeniyle genellikle balkon çiçekliklerinde yetiştirilir.Bol güneşli, iyi akaçlanmış, gevşek toprakları seven Sardunyalar çoğunlukla gövdeden kesilen dal parçalarından yani çelikleme yöntemi ile çoğaltılır. Ayrıca tohumdan da üretilebilir.

2010.13
2010131
2010132
2010133
2010134
Pullar Blok İçerisinden Çıkartılmıştır.
Anadoluya Özgü Çiçekler ( Dünya Çevre Günü
)
2010 Uluslararası 2010 Biyoçeşitlilik Yılı

Çiğdem ( Crocus stevenii ): Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan çok yıllık otsu bir bitki olup endemik bir tür değildir. Deniz seviyesinden 1500 metreye kadar olan yüksekliklerde, firiganalı taşlı tepe yanlarında veya seyrek Quercus çalılığında, yol dere kenarlarında genellikle de derin topraklarda yetişmektedir.
Kalkan Çiğdemi ( Crocus mathewii ): Türkiye’ye özgü dar yayılışlı bir endemik türdür.
Lam ( Astragalus lineatus ): Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yayılış gösteren çok yıllık, otsu bir bitki olup endemik özelliği bulunmamaktadır. 1300 – 4300 metreye kadar olan yüksekliklerde, koruluk ve Çağıllık habitatlarda yaşamaktadır.
Funda ( Erica bocquetii ): Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunan çok yıllık çalı formanda olup Türkiye endemiği bir bitki türüdür. 1750 metreye kadar olan yüksekliklerde, Cedrus Libani ormanı açıklıkları, kalkerli kayalıklarda yetişmektedir.


2010.17
20101701
20101702
20101703
20101704
20101705
Çiçekler 2010
Ayçiçeği: Ayçiçeği ( Helianthus annuus ), papatyagiller ( Asteraceae ) familyasından çekirdekleri ve yağı için yetiştirilen sarı çiçekli bir tarım bitkisidir. Anadolu’da Günebakan da denir.
Gelincik:
Gelincik ( Papaver rhoeas ), gelincikgiller ( Papaveraceae ) familyasından Dünya'da çok geniş bir yayılma alanına sahip bir yıllık bir bitki türüdür.
Çarkıfelek: Çarkıfelek ( Passiflora ), çarkıfelekgiller ( Passifloraceae ) familyasından 500 kadar türden oluşan asma ya da sarmaşık tipte bitki cinsi. At arabası ( ya da değirmen ) çarkını andıran çiçeklerinden dolayı Türkçede "çarkıfelek" ( Feleğin çarkı ) adını almıştır. Farsçada ise saate benzerliğinden dolayı "saat"  adı kullanılır. Bazı türleri yenebilir meyveleri için tropikal bölgelerde ziraatı yapılırken, bazıları da çiçeklerinden dolayı bahçe ve kameriye örtü bitkisi olarak kullanılır.
Zinya: Zinnia yani kirli hanım çiçeği boylanabilen, renkli renkli renkli çiçekler açabilen çok güzel bir bitki çeşididir. Aşırı bakımı istemez, sonbahara ve soğuklara da dayanıklı bir bitkidir. Yaz aylarından başlayarak sonbaharın ortalarına kadar çiçeklerini açarlar güzelce. İster bahçede yetiştiriciliğini yapabilir, isterseniz de evinizde vazonuzda yetiştiriciliğini yapabilirsiniz. Zinnia çiçeği güneşli yerleri çok sever. Bol güneş alan yerlerde bulundurmalısınız ya da ekmelisiniz. En uygun sıcaklık aralığı ise 12 - 16 C derecedir. Besin maddesi bakımından zengin, hafif killi, humuslu toprakları çok sever. Böyle topraklarda gelişimi ve çiçeklenmesi çok iyi olmaktadır. Ayrıca bitkinin toprağının da orta derecede nemli tutulması çok önemlidir. Gece soğuğuna karşı hassasiyeti vardır bitkinin. Bitkiye yaz boyunca sık sık ve bolca su verilmesi gerekiyor. Bitkinin üretimi tohumları vasıtası ile olur. Direk olarak tohumlar toprağa ekilebilir. Ayrıca tohumları kasalara ekip oradan da fideleri asıl yetiştirmek istediğiniz bir yere ekebilirsiniz.
Gül:
Anaşyurdu İran ve Çin'dir ama başka yerlerde de yetişir. Çok güzel ve kıymetlidir. Park ve bahçelerin süslenmesinde kullanıldığı gibi odaları, balkon ve terasları süsler. Kesme çiçekçilikte çok talep edilen bir çiçektir.


2011.02
20110202
20110203
20110204
Çiçekler 2011 - Zambaklar
Zambak
, zambakgiller ( Liliaceae ) familyasının Lilium cinsinden genellikle soğan ile üreyen mevsimlik çiçekli bitkilerin adıdır. Zambakgiller familyasında bu cinse ait 110 civarında bitki türü vardır. Genellikle bahçe ve süs bitkisi olarak kullanılır, bazı soğanlı türleri de insanlar tarafından yenilebilir. Bu cinse ait zambak türü asıl zambaktır, isminde zambak geçen başka bitkilerde olmasına rağmen onlar diğer gruplara aittir. Zambak bitkisinin çiçekleri kimi ülke mutfaklarında besin olarak tüketilmektedir.
Zambakgiller ( Liliaceae ), Liliales takımına ait bir bitki grubudur. Kozmopolit bir familyadır. 250 cins ve 3500 kadar türle temsil edilir. Türkiye'de 44 cins ve bunlara ait 430 türü bilinmektedir.

2017.15
Konulu Sürekli Resmi Posta Pulları - Motif 2 - Karanfil - Lale


2004 Yılı sonuna kadarki Değerler ETL olarak.
2005 Yılı Başından 2008 Yılı sonuna kadarki Değerler YTL olarak.
2009 Yılı Başından sonraki Değerler TL olarak Değerlendirilmelidir.
ETL=Eski TL, YTL=Yeni TL
Değerli Pul Severler ve Biriktirenler
Son 5 Senenin Pulları genellikle
PTT'nin
www.filateli.gov.tr

sitesinde bulunmaktadır.
Üzerlerindeki Değerden satılmaktadır.
Lütfen bu siteye bakmadan pul almayınız.

Bu Sitede Bulacaklarınız;
1. Pulların resimlerini,
2. PTT'nin sunuş biçimini,
3. Pulların çıkış tarihindeki Dolar ve Euro değerini ve ebatlarını,
4. Pulun İlk Gün Zarfının resmini ve İlk Gün Damgasını,
5. PTT'nin çıkardığı Özel Gün Zarflarının resmini ve Özel Gün Damgasını,
6. PTT Özel Günler için kullandığı Özel Tarih Damgalarını ve Damgalanmış Zarfları,
7. PTT'nin Pul Baskılı Posta Kartlarının resmini,
8. PTT'nin Maksimum Kartlarının resmini,
9. PTT'nin Posta Kartlarının resmini,
10. Pul portföylerinin resimlerini,
11. Yılların Listelerini,
12. Filatelik ürünlerin Tümünün çıkış sırasını,


© Pulhane Ltd.Şti.